Ödemeleri geciktirmenin ödülleri

Vermiş olduğum örnek tabii ki küçük işletmeler için değil. Ancak büyük şirketler için işe yarıyor.

Faturaları zamanında ödemeyen bireyler için,bu mali bir sıkıntının habercisi olarak görülür. Çoğu işletme için de aynı şey geçerlidir. Büyük işletmeler için ise, işler biraz farklı.

Büyük şirketler bilinçli olarak faturalarını zamanında ödemiyorlar. Dun & Bradstreet’in  verilerine göre,  halka açık şirketlerin sadece yüzde 10.8’i tedarikçileri vadesinde veya erken ödeme yapıyor.

Büyük şirketler gecikmeli öder!

Nispeten küçük ölçekli tedarikçilerin ödemelerini geciktirmek ucuza yapılan bir finansman yöntemi olarak görülüyor olabilir.

Halka açık şirketlerin tedarikçilerine yaptığı ödemeler yüzdesi **

 

Alacak yönetimini yaptığımız birçok firmada aynı durumu bizde gözlemliyoruz.Büyük ölçekli firma olarak adlandırdığımız özellikle market zincirleri ,sanayi kuruluşları genellikle ödemelerini gecikmeli yapıyor.Ödemeyi geciktirme için en güzel bahane de ödemelerimizi her ayın son cuması yada ilk cuması yapıyoruz prensibi.Hele birde “bu ay ki listeye sizi almayı atlamışız ,artık bir daha ki ay öderiz” cümlesini duydunuz mu ,bilin ki büyük müşterinizi siz finanse ediyorsunuz. Özellikle kobi seviyesindeki tedarikçi firmalar ,büyük alıcıları bulmak için düşük karlılık ile çalışıyorken birde kendisinden finansal olarak çok daha büyük firmaları ,finanse etmek zorunda kalıyorlar.

Bu noktada alacak yönetimini iyi yapmak tedarikçi firmalar için çok önemli hale geliyor. Alacak sigortasını kullanıyor olmak , bu enstrümanın gerektirdiği kurallar (vade ve alacak takibi) sebebi ile firmanızın siz anlamadan kurumsal alışkanlık olarak,alacak yönetimini  yapmaya başlamasını sağlıyor.

Alacak sigortası kullanarak, firmanız için güvenli liman olarak gördüğünüz dev şirketleri finanse edip ,karsız satış yapmak yerine ; alacak sigortası sayesinde bulacağınız alternatif firmalara karlı ve güvenli satış yapmaya yönelebilirsiniz.

Özellikle uluslararası ticarette Euler Hermes gibi bir marka ile çalışıyor olmak , dev firmalarda olsa müşterilerinizden ödemelerinizi düzenli almanızı sağlayacaktır. Dünya ticaretinin büyük çoğunluğunun Euler Hermes üzerinden yapıldığını düşünürsek ,müşterileriniz ödemelerini düzenli yaptıklarında Euler Hermes’ten iyi limitler almaya devam edeceklerini biliyor olacaktır.

www.lidyalilarsigorta.com

 

Facebooktwitterlinkedinmail

Şirketler Neden Alacak Sigortasına İhtiyaç Duyar

Şirketler alacak yönetimlerine önem veriyor olsalar da çoğu zaman alacak tahsilinde zorluk çekiyorlar ve batak veriyorlar.Alacak yönetimini iyi yapmanın birçok yöntemi var bunlardan en önemlisi de alacakları sigortalatmak.

Dünyada Kobi diye tabir ettiğimiz küçük ve orta ölçekli binlerce firma alacak sigortası satın alıyor.Ve tabi büyük ölçekli firmaların hemen hemen hepsi alacak sigortasını şirket politikası olarak benimsemiş durumda.

Bu şirketlerin ticari alacak  sigortası satın almak için  taktik ve stratejik birçok nedeni  var. Ve bir kez alacak sigortası ile çalışmaya başlayan şirket ,alacak sigortasından vazgeçemiyor.

Euler Hermes verilerine göre, alacak sigortası yapan şirketlerin %90 ‘ı sonraki yıllarda poliçelerini yeniliyor.

İşte ticari alacak sigortası yaptırmak için bazı taktiksel nedenler şunlardır:

Müşterinin İflası: Daha öncede belirtmiş olduğum gibi, Türkiye’de iflas sayısı fark edilenden çok daha fazla.İlfas etmiş veya iflas erteleme kararları almış firmalardan fatura tahsil kabiliyeti oranı ise %3 lerde yani neredeyse imkansız.Bankalarında bu durumu biliyor olması ,kredili çalışmalarında alacak kalitesi yüksek müşterilere yönelmelerini sağlıyor.Dolayısı ile alacaklarını sigortalatmış şirketler bankalar için bulunmaz nimet ve onlara kredi muslukları riskli dönemlerde dahi açık.

Dış ticaret sorunları: Uluslararası ticarette kültür ve iletişim farklılıkları ,ödeme alışkanlıkları ,ön görülemeyecek değişimler gibi ,alacak tahsilini zorlaştıran pek çok sorun ortaya çıkabilmektedir.

Yeni Müşteri ve daha fazla satış imkanı: Yeni müşteri siparişlerinde veya mevcut müşterilerden gelen yeni siparişlerde,müşteriye hızlı cevap vermek çok önemli.Müşterilerin kredbilitelerini değerlendirmek ve ne kadar riske girileceğine karar vermek firmalar için önemli bir süreç .Bu süreçta yapılacak hata yok yere müşteri kaybına veya bataklara sebep olabilmektedir.

Alacak sigortası şirketinin iş ortağınız olması durumunda , müşterilerin krediblitelerinin değerlendirilmesi , piyasa istihbaratının yapılması gibi süreçler profesyonel ekiplerce yapılmakta ve çoğu zaman müşteriye aynı gün geri dönüş yapma imkanı doğmaktadır.Alacak sigortası ile müşterilerin piyasa ödeme performansını sürekli izleme imkanı bulursunuz.
Rekabet avantajı: Ticari alacak sigortası firmanıza hızlı kredi limiti değerlendirme imkanı ve ödeme koşulları ile ilgili hızlı karar verme yeteneği sağlar.Rakibiniz müşteriye  90 vade ve  250.000 $ limit sunuyor  ve sizde sadece 15 günlük vade ve  100.000 $ suna bildiniz,işi kim alır?

 Müşterimiz olan bir firma sahibinin dediği gibi “Alacak sigortası geceleri rahat uyumamı sağlıyor,bu herşeye  bedel”

Detaylı bilgi için www.lidyalilarsigorta.com

https://lidyalilarsigorta.com/ticari-alacak-sigortasi-nedir/

About Us

Facebooktwitterlinkedinmail

ALACAK SİGORTASI NEDİR?

 

Alacak Sigortası; işletmenizin   satışlarından doğan vadeli alacakların ,ödenmeme durumunu koruyan  bir risk yönetim sistemi ve  sigortadır.

Alacak Sigortası, alacaklarınızın ödenmeme riskini teminat altına alır,bununla beraber;

  • Mevcut müşterilerinizde taşıdığınız  güncel  alacak risklerini izler ve  kontrol sağlar.
  • Bankalar, derecelendirme kuruluşları ve tedarikçiler nezdinde kredibiliteyi olumlu yönde etkiler.
  • Yeni pazarlara girme imkanı sağlar, satışlarınızın artmasına neden olur.
  • Benzer ürünlere kıyasla maliyet avantajı sunar,ödediğiniz primi çıkaran tek sigorta ürünüdür.
  • Karlılığınızı ve sermayenizi güvence altına alır.

Aşağıda belirtilen şekillerde satışlarınız Alacak Sigortası kapsamı dışındadır ve bunlar için prim ödemeniz gerekmez;

  • Bireysel veya perakende satışlar.(Tüzel kişilik harici)
  • Kamu kurumlarına yapılan satıştan doğan ciro.
  • Grup firmalarına ile yapılan alışveriş.
  • Peşin,Nakit Satışlar.
  • Teminat mektubu ,DBS vb banka garantisi altında olan satışlar.

ALACAK SİGORTASI İŞLEYİŞİ

  • Firmanızın poliçe başlangıç tarihinden itibaren hedeflediği, garanti altına almak istediği satışlardan elde edeceği ciro belirlenir.(sigortalanacak ciro)
  • Yıllık sigortalanabilir cironuzun, yıllık alacak devir hızınıza bölümü,ortalama müşterilerinizdeki alacak bakiyesini verecektir.
  • Ticari alacak bakiyeniz; tüm müşterilerinizin şirketinize olan borçlarıdır.
  • Genel olarak müşterilerinizin %20 si alacak bakiyenizin %80 ‘nini oluşturmaktadır.Alacak dağılımında en büyük risk kısmı daha az sayıda müşteri tarafından oluşturulmasından dolayı teklif aşamasında; en büyük risk taşıyan alıcıların oluşturdukları risklerin Alacak Sigortası Şirketi tarafından güvence altına alınacak kısmı, poliçe başlangıcından önce belirlenir.Genellikle fiyat aşamasında ilk 10 müşteriniz için talep ettiğiniz limitler doğrultusunda limit çalışması yapılır.Limit kabul oranı %60’ın üzerindeyse poliçe oluşması için uygun bir ortam ve iyi bir teklif anlamına gelmektedir.
  • Yapılan teklifin kabulü ve ilk prim taksitinin ödenmesinden sonra diğer  alıcılar için sigorta şirketlerinin online sistemlerinden limit talepleri, vereceğimiz danışmanlık ile sisteme girilir.
  • Alacak Sigortası şirketinin uzman risk ve istihbarat personeli, gelen alıcı limit taleplerini değerlendirir ve istenen limitler çerçevesinde verebilecekleri en üst limitleri, alıcıların finansal yapısını ve ticaret geçmişini dikkate alarak belirlerler.
  • Her alıcı limiti elektronik ortamda sisteme eklenir.
  • Girilen limitler talep tarihinden itibaren teminat altındadır.
  • Alıcı limitleri poliçe dönemi içinde finansal ve ekonomik unsurlara göre değişiklik gösterebilir.Ancak sistem satıcıyı hiçbirzaman açıkta bırakmaz.
  • Alıcı limitleri oluştuktan sonra satışlarınızı rahatlıkla yaparak,cironuzu arttırabilirsiniz.
  • Alacak sigortası yeni müşterilere ulaşmak için ,sizin için en önemli silah olacaktır.

Detaylı bilgi için http://lidyalilarsigorta.com

 

Facebooktwitterlinkedinmail

Oğluma Mektup – 1

14687_10153115221532970_9632398013073723_nBeni bilen bilir ,bana göre hayattaki en önemli şey ailemdir.Ailemi çok  seviyorum , benim her daim mutlu kalmamı ve güzel vakit geçirmemi sağlıyorlar.Hayatta bir şeyler başarma veya fark yaratma çabamın da yegane sebebi ailemdir.Ailem için biraz zaman ayırıp , hayattan çıkardığım dersleri mektup yazayım dedim ama eşimle zaten her şeyi paylaşıp yeterince başını ağrıttığımı düşününce ,şuan söylediklerimi tam olarak anlamayan (veya anlamıyormuş gibi yapan) ve “baba ! kalk” diye sözümü kesip beni oyuna çağıran oğluma hitaben yazmaya karar verdim.Böylece sıcak sıcak elde ettiğim deneyimlerim gelecekte  unutulmadan oğluma ulaşacak.

Sevgili Oğlum Mehmet Erkan ,

33 yıllık hayatımda beni ben yapan bir sürü anım , unutulmayacak deneyimlerim, anlatılacak hikayelerim  oldu.Bunlardan birkaçı benim için diğerlerine göre çok önde .Tartışmasız en önemlisi ise baba olduğum gün.Baban olduğumda ne kadar mutlu olduğumu ,ve bunun beni nasıl değiştirdiğini eminim ki öğrenmiş olacaksın.Ailemize dahil olduğun günden beri kalbimde sevgiden başka duyguya yer kalmadı.Dolayısı ile ne üzüntü , ne endişe ,ne korku  , hiçbiri için yer yok ,hepsi gelip geçiyor.

IMG_154921 gün sonra tam 2 yaşında olacaksın , beraber mükemmel 2 yıl geçirdik.Senin her geçen gün büyüdüğünü ,kendine özgü karakterinin oluştuğunu görmek benim için en büyük mutluluk.Önümüzdeki ömürde seninle yaşayacağımız maceraları ,hayatı öğrenmen için sana yol göstereceğimi düşünmek bile beni mutlu ediyor.Sağlığım , ömrüm elverdiği sürece her zaman yanında olacağım.Senin için hayattan çıkardığım bazı dersleri ve deneyimleri not aldım , bunları ciddiye alırsan mutluluk ve başarın eksik olmaz;

Altın kural,aile her şeyden değerlidir,herkes gider ailen kalır.

Hayatı eğlenmek ve mutlu olmak için yaşa değerli zamanını seni mutlu etmeyen eğlendirmeyen işlerle harcama. Yaptığın şeyin tadını çıkar,tadını çıkardığın şeyi yap ! (bu bi reklam repliği ama ne olduğunu unuttum;)

Para kazanmak için ne yapıyorsan yap, ama amacın para veya mevki kazanmak değil, sevdiklerinle mutlu olmak olsun.

Sevmediğin ,güvenmediğin veya sana güvenmeyen insanlarla çalışma .Yada daha geniş düşünürsek onlarla hiç bir şey yapma

Hayatı çalıştığı kurumdan ibaret olarak görenlerden uzak dur.

Başkasına zarar verdiğine şahit olduğun insanlar birgün sanada zarar verebilir ,onlardan uzak dur.

Ailesine değer vermeyen ve onlara zaman ayırmayandan  ,ailesini  aldatandan , ahlaksızdan , gammazdan , cahilden uzak dur.

Sporcudan ,kafasını meşgul etmek için bir hobiye merak salandan zarar gelmez.(tabi bir önceki maddedeki ahlaksız hasta ruhlar hariç) Sende hobi edin ,spor yap.

Kendine güven. ” The force is strong in your family”

Arkadaşların seni , eğlenceli , kibar ve ilgili bir insan olarak tanımlasın.Kimse etrafında sıkıcı, kaba insan istemez.

Yakınındaki insanlara ,özellikle de ailene karşı açık ve samimi ol. Böylece onlarda senin her kararını destekler ve sevgisini eksik etmez.

Bütün bunlarla beraber , sev ve sevildiğini bil.Sevdiğim gruplardan Beatles ‘ın “all you need is love”  isimli  50 yıllık bir şarkısı var ama verdiği mesaj hala güncel.Sevgi alıp verebileceğin en büyük hediyedir.

Sevginden ölecek bir aileye denk geldiğini sakın unutma 🙂

Sevgiler

Baban Cahit Adil Kaner

 

 

 Facebooktwitterlinkedinmail

Ne Usd ,nede Euro , yeni para birimimiz ; ZAMAN

Yıllık iznim için otel rezarvasyonu vb tatil planı yapamadığım için evde oğlumla zaman geçirip daha önceden not aldığım kendi işlerimi yaparım diye düşünüyordum ama nafile.Ne oğlumla geçirdiğim zamana doydum ,ne de daha öncede planladığım işlerimi yapabildim. planladıklarıma koca 10 gün yetmedi .Zamanın birinde kendimle ilgili yapmak istediklerimi unutmamak için not alayım ,zaman buldukça yapayım diye karar vermiştim sonra bir baktım çoğu için zaman bulamıyorum listeye baktıkça moralim bozuluyor .iyisi mi ? not almayıp unutayım gitsin.Zamanım olsa , oğlum ve eşimle daha çok vakit geçirmek isterim , geçen sene kitap fuarından aldığım kitapları bitiririm , ayvalıkta kitesurf yaparım , hipnoticste daha uzun kalırım , çekmek istediğim tonla video projesini çekerim, fotoğraf çekerim ,blog için sürüyle olan yazı notlarımı yayınlarım ,yarım kalan fransızcayı öğrenirim,balkondaki alet dolabımı toplarım vb… listem uzar gider.Sonuç olarak bankacı olarak bir 5 gün ,birde 10 gün yıllık iznimizi kullanıp paşa paşa çalışan insanlarız.Buna da şükür bu koşulları bulamayan çok ,ama zaman yetmiyor işte.

Hem kitesurf fenomeni hemde zengin bir patron olduğu için Richard Branson’u uzun zamandır takip ediyorum.Geçenlerde kurucusu olduğu şirketi Virgin ‘de çalışanlarına sınırsız tatil imkanı tanıdığını duyurdu.”İnsanlara zamanını geri verirsen ,senin için daha fazla para kazanırlar” diyor idol patronum Richard.İşte benim düşünce önderim.Richard-Branson-

 

 

 

Günümüzün sıradan iş hayatında yaptığımız şey para ile zamanı takas yapmaktan farklı bir şey değil.Bana gününün 9-10 saatini ver bende sana karşılığında para vereyim.Sonuç odaklı bir çalışan olarak bu konuyu hep kafama takmışımdır.Eski patronum Osman Akın kent meydanı teknolojix mağazası açılışı için bana ve ekibime 2 gün süre vermişti.O anki durum için gerçekleşmesi zor bir hedefti ama 48 saat eve gitmeden mağazayı açılışa yetiştirdik ,sonuç ve hedef odaklıydık ve başardık ama ertesi gün sabah mesai başlangıcı olan 9 da masamızda olmasak ilk toplantıda lafı yerdik diye düşünüyorum 🙂 .Eski görevlerimde dahil olmak üzere aynı pozisyondaki arkadaşlarımla aynı saatlerde işe gelip ,aynı saatte çıkıyoruz.Bazen 18:00 de çıkanlar ,18:15de çıkanların ” hayırdır ,erkencisin” bakışları ile uğurlanıyor.Peki ben zamanımı daha iyi kullanıyorsam veya senden daha yetenekliysem ne olacak?İşim raporsa başkasının 2 saatte yaptığı raporu ben 1 saatte yapıyorsam neden erken çıkmayayım?aynı iş için aynı parayı almıyormuyuz?Sürekli satış odaklı pozisyonlarda çalıştığım için ordan örnek vereyim;Kasım ayında 10 tane ürün satıp , 1 milyon gelir elde etmem gerekiyorsa bunu hangi saatlerde sattığım ile neden ilgileniliyor(söz meclisten dışarı :)).6 saatlik mesai ile beklenen hedefi gerçekleştirebiliyorsam (hedefler tutarlı olmalı ilkesini atlamayalım) 2 saat sepet gibi neden oturalım gider kendimize bişeyler katar bir sonraki ay daha fazla hedef alır daha fazla kazanç sağlarız.

Richard patron ,sınırsız izin uygulamasını anlatırken şirketinden “Participation Age Company” diye bahsetmiş.Sanırım türkçesi “katılım çağı şirketi” olur.(katılım bankası değil 🙂 ) .”Katılım çağı şirketi” kavramı tamda benim kafamdaki fikirler ile örtüşüyor.Türkiye de şirketler henüz bu fikir için hazır değil gibi gözüküyor, dolayısı ile böyle bir şirkette çalışma hayalim için hayallerdeki kendi girişimimi beklemek gerekecek.Gelecekteki stakeholder ( katılımcı-hak sahibi) larıma şimdiden duyurulur şirketimiz Katılım çağı şirketi olacak.

Peki nedir bu “Participation Age Company” prensipleri?

  • Şirkette Müdür ,yönetici vb insanlar  yerine liderler  yer alır.
  • Çalışan veya işçi yerine katılımcı-haksahibi yani stakeholder (tam türkçesini bilemedim)  yer alır
  • Kararlar,kararın gereğini yapacaklar tarafından alınır.
  • Hedefler hedefi gerçekleştirecekler tarafından belirlenir.
  • Zaman odaklı işyeri yerine sonuç odaklı işyeri
  • Kar paylaşımı
  • Patron yok ,mentör var.
  • Yazılı otorite yok bunun yerine çalışanların yetişkin olduğuna inanç var.

Ne güzel fikir değil mi?Ben daha bu konu üstüne çok düşünür çok yazarım ama zaman yok işte 🙂

80 kiloyken kayınvalidem beni justin timberlake’ e benzetiyor diye onun hatırına adamın bir filmini izleyeyim demiştim,filmin adı “Zamana Karşı-In Time” , konusu şöyle ;

25 yaşından sonra insanların yaşlanması duruyor, ancak kollarında deri altından yansıyan bir saat var ve bu saat sıfıra geldiğinde ölmüş oluyorlar.
artık para birimi zaman olmuş heryerde akbil tarzı cihazlar var ve ödemeleri o şekilde yapıyorsunuz, mesela otobüse biniyorsunuz sizden 2 saat alıyorlar, çalışıyorsunuz 24 saat yüklüyorlar, ankesörlü telefon 1 dk ile çalışıyor, spor araba 56 yıl ile alınıyor gibi.

ve ülke bölgelere ayrılmış, kademe kademe en üst seviyedekiler yüzlerce hatta binlerce yıla sahipler, ancak getto daki fakirler dakika hesapları yapıyorlar orada yol ortasında ölen insanlar görebiliyorsunuz.

ilginç bir konu ,film süper bir film değil ama insanı gerçekten düşündürüyor.Aslında yaşadığımız hayat çok farklı değil para birimimiz zaman.

ALACAK SİGORTASI NEDİR?

Sultana Raisins

Facebooktwitterlinkedinmail

Bolluk Günü

Köyün birinde fakir bir çiftçi yaşarmış. Tarlası sadece kendisini beslemeye yetiyormuş. Her gün Allah’ın ona bolluk ve zenginlik vermesi için dua ediyormuş. Allah’a birde yol gösteriyormuş : ” Bak Allahım ,yarın gidip şu ağacın altını kazacağım. Neden oraya geceden bir hazine koymuyorsun ? Bende sabah bulurum.Söz veriyorum , yarısını ülkenin en fakirleriyle paylaşacağım.”

Bir gün köye arkası altın yüklü bir at arabası gelmiş.Parıldayan altın yığınının tepesinde altından bir kral oturuyormuş. Her yanı parlıyormuş.

Çiftçi ,”Sonun dualarım kabul oldu.Allah bu bir araba dolusu altını bana göndermiş olmalı” diye düşünmüş.

Ve at arabası gerçekten onun önünde durmuş.Ama kral ona altın vermek yerine açık elini uzatmış ve “Bana verecek neyin var?” diye sormuş.

Çiftçi çok şaşırmış.Neden ona bir şey versinmiş ki? Söylene söylene elini taşıdığı ağır pirinç çuvalına daldırarak krala tek bir pirinç tanesi uzatmış.Kral da ona teşekkür ederek yoluna devam etmiş.

Kralın gidişinden sonra çiftçi eve dönmüş ve kendine öğle yemeği hazırlamak için bir avuç pirinç almış.Ve avucundaki beyaz pirinç tanelerinin arasında tek bir altın pirinç tanesi olduğunu görmüş.Çiftçi bir pirinç çuvalına birde altın pirinç tanesine bakmış ve ne kadar az verip karşılığında ne kadar az aldığını görerek ağlamış.

Elimizdeki bolluğu ihtiyacı olanlardan esirger ve paylaşmazsak ,sonuçlarını bu kısa hikayedeki  kadar kısa sürede görmeyeceğimiz kesin.Ama bolluk paylaşmakla artar,bunu  unutmamak gerekiyor.

J.M. Liberman’ın Masal Terapi kitabında daha önceden okuduğum bu hikayeyi paylaşma sebebim; internette gezerken keşfettiğim BirSilgiBirKalem.org .Birkaç girişimci tarafından  gelir elde etme amacı olmadan kurulan ,ihtiyacı olan okullar ile yardımseverleri buluşturan bir platform. Bir şeyler paylaşmak isteyip de bunu nasıl yapacağını bilemeyenler için bulunmaz nimet.Daha fazla bilgi için tıklayın…

birsilgibirkalem468x60

 

Bir Silgi Bir Kalem Nedir?

Ülkemizin her köşesinde irili ufaklı; öğrencilerine yeterli imkanlar sağlayamayan yüzlerce okul bulunmaktadır. Bu okullarımızın kitaptan sandalyeye, tahtadan elektrikli ısıtıcıya, bilgisayardan projektöre kadar bir çok şeye ihtiyacı var. Yardımsever bağışçılar, okullarımızın bu ihtiyaçlarını karşılamaya hazırlar.BirSilgiBirKalem.org yardım yapmak isteyen bağışçılar ile Türkiye’deki ihtiyaç sahibi okulları buluşturan bir platformdur. Bağış süreci dört adımdan oluşmaktadır. Okullar, sisteme ihtiyaçlarını belirtir. Bağışçı, yardım yapacağı okulu seçer. Satın alınan ürün okula gönderilir ve okul teslim aldığı ürünü sisteme girer.

birsilgibirkalem468x60Facebooktwitterlinkedinmail

Dostum Canon 650D -700D

Yaklaşık bir yıl önce tanıştık kendisi ile .Aslında fotoğraf meraklısı olan ben değil eşimdi.Sevgilime, sevgililer günü hediyesi olarak fotoğraf makinası araştırmaya başladım.Daha sonra İlknur’a almaktan vazgeçtim 🙂 ,öyle iyi araştırmışım ki kendi kendimi gaza getirip Canon 650 D almaya karar verdim.Fotoğraf makinasının özelliklerini keşfedicem diye kendime yoktan yere video ve fotoğraf merakı aşıladım 🙂

10614200_10153053211476132_5315871247908633865_n

Video ve fotoğraf ile ilgilendiğimi bilen arkadaşlarım ,teknosadaki geçmişimi de göz önüne alıp hangi fotoğraf makine sini alalım diye bana soruyorlar.Bende gördüğüm lüzum üzerine ,kendimide otorite gibi sayıp tavsiye mektubu yazmaya karar verdim.14687_10153115221532970_9632398013073723_n

Bu işe yeni başlayacak olan , SLR almaya istekli arkadaşlarıma benim makinem Canon 650 D yerine Canon 700D öneririm .Canon 700D ile 650D aynı özelliklere sahip sadece 700D nin şarjı daha uzun gidiyor ve son kampanyalarda fiyatları aynı seviyede.

Canon 650D veya 700D şuan giriş seviyesi SLR makineler arasında en iyi seçenek gibi gözüküyor.Neden Nikon değilde Canon derseniz ; Canon’un ilave alacağınız lens vb aparatları daha ekonomik (illaki farklı lensler denemek isteyeceksiniz) ,ikinci elde satış kabiliyeti daha fazla (kendinizi geliştirdikten sonra cihazı değiştirmek isteyebilirsiniz)

Dostum Canon ile 1 yıl geçmesine rağmen henüz tanışma aşamasındayız ,hiçbir elektronik alete buna baktığım gibi bakmamışım dır.(nede olsa en değerli anılarımızda bizimleydi 🙂 )
Biraz nazlı.Şu ana kadar gördüğüm tek kötü huyu dokunmatik ekranının çabuk kirlenmesi.Ama odaklama için dokunmatik ekran çok işime yarıyor.360 derece dönen ekran ,video çekim özellikleri beni kendisine bağladı.Özellik sinematik görünüm için 24p çekim çok işe yarıyor.

Video çekim özelliklerinde bahsetmişken ,test çekimi için hazırladığım bir video ;


Build A Home from cekabo on Vimeo.

Canon 700 D alırsanız yanında birde Canon 50 mm lens almanızı tavsiye ederim.Derinlikli portre çekimleri çok zevkli

canon 50mm

 

Satın alma konusuna gelirsek ,mediamarkt veya teknosa’yı tercih etmenizi öneririm.Birisi eski şirketim,biriside dostlarımın çalıştığı şirket .Dolayısı ile satış sonrası son derece güvenilir.

Canon 700 D MediaMarkt ‘ta 18-55 IS (image stabilizer) lens ile satılıyor dolayısı ile 100 lira daha pahalı ama bu farka değer .(kısaca lensin üzerinde titreşim engelleme özelliği var diyelim)

 

media

 

veya Teknosa’dan DC lens ile 1700 TL civarına alabilrsiniz.

teknosa

 

Konuyu bilgilerinize sunarım.

 

Saygılarımla

Cahit Adil Kaner

 

Dried Figs

 

 

Facebooktwitterlinkedinmail